27 Ekim 2021


Taliban Yönetiminde Afganistan!



Muhammet Mehdi ERDOĞMUŞ

A- A+

Kendiliğinden büyümez hiçbir bela,

Kimin çıkarınaysa kirletmeden elini büyütür istediği kadar!

----

ABD’nin Afganistan’dan çekilme kararından sonra Taliban’ın planlı ve büyük bir hızla yönetimi ele geçirmesi, uluslararası toplumda yarattığı kaos ve tedirginlik güncelliğini koruyor. Ayrıca ABD’nin 20 yıldır yürüttüğü savaşta ağır yenilgiye uğrayarak geri çekilmesi bütün dünyada şaşkınlık yarattı.

ABD’ye duyulan güven derinden sarsılmış, yaşanan kaosun sorumlusu olarak ağır eleştirilerin hedefi olmuştur. Okyanuslar ötesi bir gücün Afganistan’da olması başlı başına bir sorundu. Ancak Kendisinden kaynaklı sorunlarla yüzleşemeyen coğrafyamız, ne yazık ki devamlı bir kaos, savaş ve terör havzasına dönüşmüş durumdadır.

Sovyet Rusya ile başlayan ve 10 yıl devam eden Afganistan işgali, Yönetim başarısızlığı nedeniyle ABD ve NATO ordularının işgali ile 20 yıl daha devam etmiştir. İşgalcilerin suçlu olduğu tartışılmaz ancak Afganistan’ın yönetim, siyaset başarısızlığı da ortadadır.

Ortada ABD başarısızlığı olsa da silahlı gücünü Afganistan’dan çekmesi pek hayra alamet değil. Afganistan’ı Çin ve Rusya insiyatifine terk etmesi veya ABD karşıtı bir yönetime bırakması pek gerçekçi görünmüyor.

Tüm bölgeyi etkileyecek olan bu gelişmeler, çağdışı bir görüntü veren Taliban gibi bir örgüt yönetimine bırakılması stratejik olsa gerek!

ABD’nin bu tutumunu, Afganistan ve coğrafyamız için yeni bir senaryo hazırlığı olarak görmenin daha doğru olacağını düşünüyorum. Yaklaşık 70 bin savaşçısı olduğu var sayılan Taliban’ın çok kısa bir zaman içerisinde ve karşı direniş olmadan başkent Kabil dahil Afganistan’ın büyük bir bölümüne egemen olması, senaryo ihtimalini güçlendirmektedir.

Taliban yönetiminde Afganistan’da barış ve istikrarın sağlanması mümkün görünmemektedir. Çağdan kopuk ve çağın koşullarını yok sayan bir anlayışın uluslararası toplumda karşılık bulması da imkânsız gibi.

İnsan hakları, özgürlükler ve özellikle Kadına yaklaşımı ciddi bir sorun teşkile eden Taliban’ın içerde ve dışarda yeni ayrışmalara, çatışmalara ve iç savaşa yol açacağı çok açıktır. Bunu tolare edecek, diyalog ve uzlaşma ile Afganistan’a yardım edecek bir Batı dünyası da söz konusu değildir.

Afganistan ile yakın ilişki kuracak devletlerin otoriter, totaliter olmaları kuvvetle muhtemeldir. Bu durum, sadece Afganistan için değil coğrafyamız ve özellikle de bölgemiz için de karanlık bir senaryoya işaret etmektedir.

Bu senaryoda Türkiye’nin rol almak istediği de yetkililerin çabalarından anlıyoruz. TSK’nin Afganistan’da varlığını sürdürmesi, yeni görevlere talip olması, Taliban ile iş birliğini geliştirilme arzusu gibi gayretler iddiamızı doğrulamaktadır.

Tehlike arzeden senaryolardan biri ABD’nin İran ile bir savaş hazırlığına girmesidir. Radikal Sünni bir hareket olan Taliban’ın İran’a yönelik dışlayıcı tutumu bilinmektedir. Mezhep düşmanlığının bir savaş için zemin oluşturacağı düşünülmektedir. Bölgeyi tamamıyla kuşatma ihtimali de yüksek gözükmektedir.

Bu bağlamda Türkiye’nin mevcut yönetimle devam etmesi durumunda savaşın bir parçası olacağı uzak bir ihtimal değildir. Bu nedenle erken bir seçimle Türkiye’nin bu senaryoda rol alması önlenmelidir.

--

Kime benzediğini söylerse insan aynada gördüğü odur,

Hiçbir kılıf gizlemez çıkar ortaya belki bugün belki yarın!

 

 

Yorumlar (0)



Bu makaleye ait yorum bulunmamaktadır