26 Kasım 2020


ÖFKE SIKIŞMASI



Muhammet Mehdi ERDOĞMUŞ

A- A+

Bu zindanda uyandığımdan beri

Hasretim gökyüzüne…

Bilmem, kaç yüz yıl gerek

Kanatlanıp uçmaya özgürce!

 

 

Ülkemizde, her gün yeniden yaşananlara bakınca gerek iç siyasette gerekse dış siyasette karanlık ve belirsizliğin giderek arttığını görüyoruz. Bu kasvetli karanlık, bir karabasan gibi içimizi daraltmakta, adeta bizi boğmaktadır.

Hukuksuz uygulamalar, haksızlıklar, adaletsizlikler ve bunların neden olduğu toplumsal bunalım en üst seviyeye yükselmiş durumda. Geçmişte nefes aldığımız bütün pencereler kapanmış, hava alacak imkân kalmadığı için kapalı cezaevlerinde yaşıyor gibi hissetmeye başladık. Belirsizlik, çözümsüzlük, çaresizlik, yarınlara ilişkin umutlarımızın da yitirilmesine yol açmaktadır.

Umutsuzluğun öfkeye değil, öfke patlamasına yol açacağını herkes bilir, yöneticilerin, siyasetçilerin, ilgililerin bilmemesi mümkün değildir. Gerçekten de hepimiz, özellikle gençler çok öfkeli. Milyonlarca insanın duygularına tercüman olduğumu düşünüyorum.

Yaşanan her adaletsizliğe, hukuksuzluğa, haksızlığa, yolsuzluğa, ayırımcılığa, ötekileştirmeye, adam kayırmaya, her gün işlenen cinayetlere, yöneticilerin sorumsuzluğundan kaynaklanan felaketlere ve bütün bunlara ses çıkarmayanlara büyük bir öfke duyulmaktadır.

Gerçek dışı ve hamasi nutukların arkası bir türlü kesilmiyor. Medyanın olumsuzlukların üstünü örtmesi, yazar kadroların kalemlerini eğri kullanması, din adına yalan uyduran ilahiyatçıların ekran görüntüleri, politikacıların aymazlığı ve hipnotize edilmiş yığınların gösterileri artık tahammül sınırlarını çoktan aşmıştır.

Her nedense bu olumsuzluklar karşısında iktidarın ilgisiz, duyarsız ve umursamaz tavırları dikkat çekmektedir. Hiçbir sorun yokmuş gibi “her şey yolunda” havası, “büyük devlet”, “lider devlet” iddiası, “vaat ve müjdeler” hız kesmeden devam ediyor.! 

Anlayamıyorum; onlar mı bu ülkeyi yönetmiyor, bizler mi bu ülkede yaşamıyoruz? Toplumun kendi kaderine terk edildiğini ne zaman fark edeceğiz? Öfke patlamasının hedefinde ülkeyi yönetenlerin olmayacağından nasıl emin olunabilir? Yoksa öfke patlamasının hedefi, yine toplumsal kesimlerin olması mı hesaplanıyor?

Umarım bu hesap Bağdat’tan geri döner! İç çatışmalardan medet uman hiçbir yönetim, uzun bir süre ayakta kalmamıştır, kalamaz da! Çoğu zaman, bu hesapların yapıldığı ülkeler parçalanmış, bir araya gelmemek üzere bölünmüşlerdir. Oraya doğru mu sürükleniyoruz?

Elimiz, böyle bir cehennemi ülkemize yaşatacak yöneticilerin ve sorumluların yakasında olacaktır!

 

Yıkılacak elbet bu düzen, 

Çürüyen gençliğimin hesabı altında!

 

 

Yorumlar (0)



Bu makaleye ait yorum bulunmamaktadır