
Irak ve Suriye gibi İran rejimi de zorba bir sistemdir. Zorba rejime karşı olmak anlaşılır bir durumdur ancak bu savaş zorbalar arasında değil, hatta savaş dahi değildir. Söz konusu olan ABD ve İsrail’in bölgemizi işgal, talan ve yağma harekatıdır. Bir meşruiyeti ve savunulacak bir tarafı yoktur. İnsanlık ilkelerinin açık bir ihlalidir.
İran’da rejim zorbalığına karşı çıkarken ABD ve İsrail zorbalığını savunmak, hatta sessiz kalmak insanlık onuruyla izah edilemez. Bir zorbalığa karşı çıkarken başka zorbalıkları görmezden gelmek, zulme ve zorbalıklara ayrıcalık tanımaktır.
İran’ın rejim ihracı, Şii yayılmacılığı ve Fars egemenliği politikalarının bölgenin istikrarsızlığında önemli payı olsa da tek başına İran’ı suçlu göstermek gerçekçi değildir. Bölgeyi istikrarsız, güvensiz ve B.O.P. kapsamında adım adım savaş ortamına getiren İran değil, Siyonist İsrail, destekçisi ABD ve işbirlikçileri Bölge devletleridir. Gazze soykırımına rağmen İsrail’le ilişkilerini sürdüren bu devletlere bir itibar atfetmek gerçekten büyük bir ayıptır.
Katliamların ve yıkımın hiçbir meşru gerekçesi olmadığı halde saldırılara meşruiyet kazandırmaya çalışan bölge devletleri ve Amerikancı Sünni gruplar, izleri ebediyen silinmeyecek bir ‘suçlu utancı’ yaşayacaklardır.
Enerji kaynakları başta olmak üzere kendi çıkarları için İsrail’le birlikte bölgemizi ateşe veren ABD operasyonlarını görmezden gelerek Şii-Sünni ayırımı üzerinden okuma yapan mezhepçi şarlatanların durumu ise daha büyük bir utançtır.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin hatta ABD Kongresinin dahi onayı olmadan okyanuslar ötesinden gelip bölgemizi ateşe veren haydutlar karşısında sessiz kalmak, ayrıca utanılması gereken bir insanlık sorunudur. İnsanlıktan ne kadar uzaklaştığımızı Gazze soykırımın arkasından İran’da katledilen masum çocukların öldürülmesi karşısındaki duyarsızlıkla da ortaya koyuyoruz. Bu duyarsızlıkla yitirdiğimiz ahlaktır, vicdandır, onurdur, insanlıktır.
--
Gazeteci Mehmet Ali Güller’in durum tespitinde belirttiği gibi ABD ve İsrail için sorun ne İran’ın Şii olması ne de rejimin zorba olmasıdır.
“1953’te Molla Rejimi yoktu, ABD’nin bugün desteklediği Şah rejimi vardı ama ABD ve İngiltere 1953’te İran’da Başbakana darbe yaptı.
Neden? Çünkü Başbakan Musaddık petrolü millileştirmişti.
Yani mesele molla ya da şah rejimi değil, mesele emperyalistlerin çıkarı ile bir ülkenin o çıkarlara karşı aldığı tutumdur.
ABD’nin çıkarlarına uyuyorsa, krallıklar ve emirlikler makuldür ama ABD’nin çıkarlarına taviz vermiyorsa en demokratik rejimler bile şeytandır. “
--
Esas trajik olan, devletlerin egemenlik hakkının korunması için kurulan Birleşmiş Milletler Cemiyeti’nin tutumudur. Söz konusu ABD ve İsrail olunca uluslararası hukukun ihlal edilmesinin bir önemi olmadığı bir defa daha tekrarlanmaktadır.
Gazze soykırımı karşısında sessiz kalan BM’nin egemenlik haklarını yok sayarak İran’a saldıran ABD ve İsrail karşısında pasif kalması, dünya düzeninin kimlere hizmet ettiğini açıkça göstermektedir. Bu vahşi düzeni değiştirmeye gücümüzün yetmediğini biliyoruz ancak vicdan, ahlak, onur ve insanlığımıza sahip çıkmak kesinlikle bizim elimizdedir.
Bölge devletlerinden hiçbirisinin “üslerimizi İran’a saldırmak için kullandırmayız” diyen İspanya Lideri Sanchez'in gösterdiği onurlu tutumu veya İngiliz siyasetçi George Galloway’in “İran'da 167 çocuğun katledilmesi, Vietnam Savaşı'ndan bu yana ABD'nin en büyük vahşetidir. Eğer Rusya 167 Ukraynalı çocuğu, Filistinliler 167 İsrailli öğrenciyi veya İran 167 öğrenciyi öldürmüş olsaydı, bu yıllarca haber konusu olurdu” açıklamasıyla ortaya koyduğu gerçeği sergilememesini onursuzluk dışında nasıl açıklayabiliriz?
Saldırıların yalnız İran’la sınırlı kalmayacağı Irak, Libya ve Suriye’nin akıbetinden de anlaşılıyor. İran’dan sonra hangi ülkelerin hedefte olacağını tahmin etmek pek zor değildir. ABD ve İsrail, Şii-Sünni ayırımı yapmadan işgal ve katliamlarına devam ederken ABD saldırılarını onaylayacak ve İsrail hakimiyetinden yana olacak kadar İran düşmanlığının yapılması, onurlu ve duyarlı kesimleri dehşete düşürmüştür. Bu utanç bizim işin savaşın sonuçlarından daha büyüktür.
Savaşı İran kazanmayabilir ancak kaybeden sadece İran olmayacaktır.
Misafir