24 Ocak 2021


BOKO HARAM ÇİFTÇİLERDEN NE İSTİYOR?



Hasan Fehmi ERDOĞMUŞ

A- A+

Geçen hafta Boko Haram’ın, Nijerya’da pirinç tarlasında çalışan 110 çiftçiyi katlettiği ve çok sayıda kadını da kaçırdığı haberini duymuşsunuzdur sanırım. Ne vahşet ama!

Ancak bu korkunç olayın vahşet boyutuna rağmen medyada pek etki bırakmadığı izlenimi edindim. Bunun gerekçesi sürekli benzer vahşetlere maruz kalmamız olabilir. Nitekim dünyamızın neredeyse her bölgesinde yoğun bir acı, ölüm, zulüm, dram ve vahşetten geçilmiyor.

Ufak bir medya arşiv araştırmasından sonra sadece Boko Haram’a ilişkin son yıllarda dehşet verici onlarca haberle karşılaştım. Bunca olayın vahşet boyutlarının nasıl da sadece basit rakamlar olarak hayatımızdan gelip geçtiğine üzüldüm, bir yönüyle de kayıtsızlığımıza irkildim.

Öldürülen militanlar, askerler, katledilen çiftçiler, kaçırılan öğrenciler, kadınlar, Çad’da hapishanede zehirlenen onlarca Boko Haram militanı, Nijerya askerlerinin 5 yaşındaki küçücük çocukları dahi Boko Haram bağlantısı sebebiyle gözaltını alması ve daha niceleri sadece son bir-iki yıl içinde yaşanmış olaylardı.

Bunca dehşet verici haberler sürekli tekrarlanınca, ölenler sadece rakamlardan ibaretmiş gibi algılanıyor. Bir de olayların yaşandığı coğrafyanın da insanların bakış açılarını değiştirdiği açıktı. Ölümler Afrika’da gerçekleşince sanki ölenler insan değilmiş, Afrikalıların hayatı daha değersizmiş gibi bir yaklaşım hissediliyor. Oysa söz konusu olan insan hayatı olunca beyaz-siyah, Avrupalı- Afrikalı, kadın-erkek arasında fark yoktu.!

Boko Haram Nijerya’da katliam yaptı: 69 ölü | Malum Medya

Beni, okuduğum haberle ilgili dehşete düşüren diğer bir durum ise çiftçilerin öldürülme biçimleri idi. Barbarca, canice yapılmıştı katliam. Çiftçiler bağlanıp, boğazları kesilerek katledilmişlerdi. Bu çiftçiler bizim mevsimlik işçilerimiz gibi bir bölgeden başka bir bölgeye gidip çalışan emekçiler. Bin kilometre yol gidip, pirinç tarlasında çalışırken canice katledilmek; hakikaten bu vahşete akıl sır ermiyor.

Vahşetin müsebbiplerinin insanlıktan nasibini almadıkları açık; bu muameleyi meşrulaştıracak bir sebep henüz yeryüzünde keşfedilmedi. Ancak militanları birer canavara dönüştüren bu örgütsel motivasyonun kaynağı üzerine düşünmek gerekiyor.

Boko Haram cihatçı bir grup olarak Nijerya’da 2009 yılında faaliyete başlamış. Onlarca eylem yaparak, bölgeye dehşet ve korku salmış. Terörün tanımı da tam olarak bu. Yani sayısız terör eylemi gerçekleştirmiş.

Nijerya hükümeti ise bu eylemden de önce “cihatçıların yenildiğini ve eylemin gerçekleştiği bölgeye dönmenin güvenli olduğunu” iddia ediyormuş. Ancak örgütün eylemleri devam ediyor ve henüz geçen ay yine 22 çiftçi daha katledilmiş.

İŞİD bağlantısı olan bu örgütün sebep olduğu ölüm sayısının 40 bin civarında olduğu iddia ediliyor.  Devletlerin örgüt ile mücadele de pek doğru yöntemler izlemediği medya haberlerinden anlaşılıyor. Anlaşılan şiddete karşılık daha fazla şiddet ile sorunun çözülmesi amaçlanıyor ancak şiddet sadece daha fazla şiddet doğuruyor.

Askeri yöntemler ile sorunların çözüleceğine dair bir inanç ile ciddi hak ihlalleri yapılıyor hükümetlerce. Oysa örgütün motivasyonunu ve amaçlarını doğru anlamak ve konunun üzerinde uzun uzadıya durulması gerekiyor. Bu konuda çalışmalar yapan bilim insanları var. Bu bilimsel destek olmadan sonuç almak pek mümkün olmasa gerek.

Benim amacım hangi motivasyon olursa olsun, bu kadar caniliğin nasıl yapılabildiği üzerinde bir kısa değerlendirme yapmak. 

Farklı düşünceden, farklı inanç, ırk ve hatta farklı ailelerden insanların katledilmesi olayın sadece bir boyutu. Katledilen insanların boğazlarının kesilerek öldürülmesi ise insanın en ilkel, en vahşi, en canavar halini yansıtıyor. Yeryüzünün en cani, en aşağılık, en doyumsuz canlısının yapabileceği türden bir davranış, yani insanoğlunun. Tarih boyunca benzer vahşetlerin olması, coğrafya, din, inanç farkı olmaksızın insanlık mertebesine çıkamamış, bir anlamda vahye muhatap olmamış insanın davranış biçiminin bu olduğunu gösteriyor.

“Vahye muhatap olmak” ile kastettiğim, insanı yeryüzünün en cani, en vahşi canlısı olmaktan çıkarıp, insan yapan noktanın ilahi tavsiyeye, öğüde uyarak, yani aklederek insanlaşması ve aklı ile vahye muhatap olmasıdır. Bu onu aşağılık noktadan çıkararak şerefli noktaya ulaştırır. O yüzden bu vahşet, en basit bir ifade ile aşağılık canlıların terörüdür. Böyle bir terörün ise hangi inançtan, dinden, coğrafyadan olduğu ve kimler insanlar tarafından yapılması da sonucu değiştirmiyor.

Yani Boko Haram çiftçilerden ne istiyor olursa olsun veya Budist’i, Hristiyan’ı, Müslümanı kim yapıyorsa yapsın böyle bir cinayet ancak barbarlık olabilir ve bu barbarlığın gerekçesi de insanlıktan nasiplenmemektir. Hiçbir gerekçe böyle bir vahşeti haklı çıkaramaz.

 

Yorumlar (0)



Bu makaleye ait yorum bulunmamaktadır