26 Mayıs 2022


Bir İktidar Başarısı; Hiç Yokmuş Gibi Pandemi!



Muhammet Mehdi ERDOĞMUŞ

A- A+

Yok demekle yok olmaz var olan gerçeklik,

Görmezden gelinerek çözülmez hiçbir sorun!

----

Çin'in Vuhan şehrinde 1 Aralık 2019 tarihinde ortaya çıkan Covid-19 veya Korona virüs, iki yılı aşkın bir süredir tüm dünyayı hız kesmeden tehdit etmeye devam ediyor. Dünya için çok zor iki yıl oldu. Önlenemeyen Covid-19 salgını yeni yılda da katlanarak devam edecek gibi görünmektedir.

Gelişmiş ülkeler salgın ile mücadele ederken bizim gibi ülkeler “kader” diyerek adeta teslim oldular. Hala salgının tahripkâr gücünü ve verdiği zararın boyutlarını öğrenmiş değiliz.

İlgililerin kamuoyunu doğru bilgilendirmemesi, politikacıların yanlış yönlendirmesi, yeterli önlemlerin alınmaması, spor müsabakalarının, miting alanlarının, kongre salonlarının “leba-leb” dolması salgına karşı toplumsal hassasiyetlerin zayıflamasına neden oldu.

On binlerce insanın işsiz, binlerce esnafın kepenk kapatması, Kafe ve Restoran gibi istihdam sektörünün çökmesi karşısında yöneticilerin ilgisiz kalması, ekonomik bulanımla birlikte psikolojik bunalımlara da yol açtı.

Banka kredilerini ve borçlarını geri ödeyemeyen ve işsiz kalan yüzlerce insanımız intihar etti veya akıl sağlığını yitirdi. Batılı ülkelerde vatandaşlar koruma ve güvence altına alınırken ülkemizde vatandaşlar yalnız bırakıldı ve kaderlerine terk edildi.

Kepenkleri kapatan esnaf bir daha iş yerini açamadı, işini kaybedenler tekrar işlerine geri dönemdiler. Pandemiye ilave olarak yaşanan ekonomik kiriz, orantısız zam, düşük gelir, artan işsizlik ve yoksulluk tam bir toplumsal çöküşe yol açmıştır.

Yönetimde ve siyasal alanda yaşananlar yetmezmiş gibi uluslararası sorunların da büyümesi, geleceğe ilişkin umutları da karartmıştır. Çözüm adresi olması gerek siyasetin tıkanması, hatta kilitlenmesi bizi bekleyen tehlikelerin büyüklüğünü göstermektedir.

Ne yazık ki ülkemiz virüs ile mücadelede yetersiz kalmıştır. Kuşkusuz bu durum, ülkemiz ve insanlarımız için tehlikeli sonuçlar doğurdu ve daha da doğuracaktır. Ülkemizde düşük aşılama oranı ve askıya alınan tedbirlerin yanında 24 Kasım’da ortaya çıkan Omicron varyantı ile düşmeyen vaka sayıları birdenbire 3-4 katına çıktı.

Hastanelerde ciddi bir yoğunluk başladı. Buna rağmen iktidarın istikrarlı şekilde boş vermişliği toplumda genel bir endişeye ve travmaya neden olmaktadır.

Yeterince bilgilendirilmediği ve uyarılmadığı için milyonlarca insan maske takmamakta ısrarını sürdürmektedir. Aşı karşıtı olanlar veya aşı olmak istemeyenlerin açık tehdidi ise devam ediyor.

Uzmanların uyarılarına rağmen temas ve maske gibi olmazsa olmaz önlemlerin hayata geçirilememesi, yeni vakaların ve ölümlerin sayısını arttırmaktadır.

Kısacası ülkemiz, 2021 yılı itibariyle Covid 19’a adeta teslim olmuştur. Bu gelişmelerden nasıl bir yönetim başarısı çıkarılabilir?

Toplumun sağlığı ile oynamak bir yönetim için en büyük başarısızlıktır. Hala toplumun aşı oranı istenilen rakamlara ulaşmamışsa, sorumlusu yönetimden başka kim olabilir?

Milyonlarca öğrenci salgın tahdidi altında öğrenimini sürdürmektedir. Aileleri de risk altında olduklarına göre tehdidin boyutlarını artık siz düşünün.

Vaka ve ölüm rakamlarıyla oynayarak veya pandemiyi umursamayarak salgın riski ortadan kalkar mı?

Ciddi ve radikal önlemlerin alınmaması durumunda 2022 yılının daha vahim sonuçlar doğuracağı ortadadır. Azınlığın duyarlılığı söz konusu tehdidi ortadan kaldırmaya yetmeyecektir. Bu tehdidi bertaraf edecek ancak devlettir.

---

Kaybetmemek için gücü terk ettiler acı bir ölüme,

Aklımızla alay ederek her gün toprak attılar üstümüze

 

 

Yorumlar (0)



Bu makaleye ait yorum bulunmamaktadır