25 Haziran 2022


Yoksulluk Tehdit Ediyor!



Muhammet Mehdi ERDOĞMUŞ

A- A+

Bir toplumda varsa evinde tütmeye ocağı bir aş ile,

Hırsızlar cirit atmakta korkusuzca meydanlarda arsızlık ile

----

Temel ihtiyaçlarının tamamını veya çok büyük bir kısmını bile karşılayamayacak gelire sahip olmama durumu olarak tanımlanan yoksulluk, ülkemiz için çok tehlikeli boyutlara ulaşmış durumdadır.

Ülkemiz özellikle son 4-5 yıldır daha önce hiç olmadığı kadar derin bir ekonomik krizin içinde bulunmaktadır. Uluslararası kriz dışında olağanüstü bir durum söz konusu olmadığı halde yaşadığımız büyük ekonomik krizin makul gerekçelerini bulmak oldukça zor görünüyor.

Doğrudan bir savaşın içinde olmadığı ve uluslararası bir ambargoya maruz kalmadığı halde ekonomik çöküş hızla devam etmektedir.

Bunun sonucu olarak da mutlu bir azınlık ve kamu imkanlarını kullananlar dışında memur, emekli, öğrenci, işçi, işveren, çiftçi, üretici, sanayici, esnaf, köylü, kentli gibi bütün kesimler giderek yoksullaşıyor.

Milyonlarca insanımız yiyecek, giyecek ve barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılamayacak duruma düştü.

İktidarın faiz borçlarını borçla ödemek için para bulma dışında bir çabası gözükmüyor. İktidarın toplumsal yoksullaşmayı görmezden geldiği veya önemsemediği açıktır.

İktidar için önemli olan faiz ödemeleri için dışardan faizle para bulmak ve yeni kaynaklar oluşturmak. Ancak dış kaynak sıkıntısı, döviz talebi ve kur artışı iktidarı zorlamaya devam edecek gibi.

2018'den Nisan 2022’ye kadar kamunun iç ve dış anapara borç ve faiz yükü 1,8 trilyon TL’den 5,4 trilyon TL’ye çıkması, faiz ve borç yükünün katlanarak devam etmesi demektir.

Bu durumda yoksulluğun önlenmesi de mümkün olmayacaktır. Bu konuda hamasi söylemlerin giderek yaygınlaşacağı ve seçime kadar ekonomi politikalarının hamasetle yürütüleceği anlaşılmaktadır.

2024 yılında 320 milyar 400 milyon lira faiz ödemeleri öngörüldüğüne göre seçimlerden sonra da yoksullaşma serüvenimiz devam edecektir.

Göçmen politikaları, Ukrayna işgali ve sınır ötesi operasyonlar gibi gündemi belirleyen gelişmeler ne yazık ki toplumsal yoksullaşmamızın üstünü örtmektedir. Baskın bir seçimin gündeme gelmesi durumunda muhtemelen yoksulluk çığlıkları da duymazdan gelinecektir.

Oysa toplum gerçekten yoksulluk deryasında boğulmaktadır. Elektrik ve doğal gaz faturasını ödeyemeyen yurttaşlar bir tarafa artık evine kuru ekmek dahi götüremeyen milyonlarca insanımız vardır.

Pazar yerindeki sebze ve meyve artıklarını toplayan ve çöp konteynırlarında yiyecek arayan binlerce insanımızın olması hiç mi sorumluları ve ilgilileri düşündürmüyor?

Kitlesel yoksulluğun nasıl bir infiale dönüşebileceğini kestirmek çok zordur. Tedbirleri alınmaz ve çaresi bulunmazsa hepimiz için büyük felaketlere yol açması kaçınılmaz olabilir.

----

Sorgulamasın diye muhtaç edilmiş ise bir toplum,

Yıkılıp harap olması uzak değildir budur gerçek!

 

Yorumlar (0)



Bu makaleye ait yorum bulunmamaktadır