27 Ekim 2021


Z Kuşağı -3



Muhammet Mehdi ERDOĞMUŞ

A- A+

Başka kurbanlar gerek işlesin diye durmadan sistemin çarkı,

Sistem için her çark aynı ama yenisi fazla yağlanmalı!

------

Z Kuşağı 21. yüzyılın tanımlarından biri olarak ortaya çıkan ve “milenyum çocukları” olarak adlandırılan “2000 yılından günümüze uzanan bir kuşağı” tanımlıyor.

Ülkemizde ‘Z kuşağı sorunları’ yerine ne yazık ki daha çok seçimlerde oy oranlarına muhtemel etkileri tartışılmaktadır. Gelecekleri konusunda büyük kaygılar taşıyan bu kesimin önemli sorunları olduğunu belirtmeliyim.

İnternet kuşağı olarak da tanımlanan bu neslin neredeyse her sorunla baş edebilecek bir potansiyele sahip olduğu düşünülmektedir. Teknolojiyle iç içe olmaları, onları diğer kuşaklardan ayırmaktadır. İhtiyaçları, ilgi alanları, talepleri, tüketim alışkanlıkları da farklıdır. İnternet sayesinde dünyanın her tarafından istedikleri bilgiye anında ulaştıkları için yaşamları da çok hızlıdır.

Ancak bu farklılık onların sorunsuz olduğunu göstermemektedir. Bu kesimin en önemli sorunu gelecek kaygısıdır. Ekonomik sorunlardan, işsizlik ve niteliksiz eğitimden şikayetçi olmamaları mümkün müdür?

Örneğin, araştırmalara göre gençler “ilk fırsatta daha iyi çalışma koşulları ve hayat standartlarının hüküm sürdüğü ülkelerde yaşamak istediklerini” söylüyor.

Sorunları görmezden gelinerek bu kesim üzerinde anketler yapılmakta, politik tercihlerini öğrenerek etkilemeye çalışılmaktadır. İlgi alanları, tercihleri, sosyal faaliyetleri, inançları gibi konularda bilgi edinmek için büyük çabalar gösterilmektedir.

Kuşkusuz politikacıların ve siyasi partilerin bu çabaları ve araştırmaları anlaşılır bir durumdur. Çünkü 2023 seçimlerinde Z kuşağının seçmen sayısı yaklaşık 7 milyonu bulacaktır. Bu nedenle siyasi partiler, kampanyalarını daha çok Z kuşağına yönelik oluşturma çabasındadırlar. Özellikle sosyal medyada hedef kitle olarak Z kuşağı seçilmektedir. Bu kuşağın sosyal medyayı çok aktif olarak kullandığı bilinmektedir.

Peki Z Kuşağını bir bütün olarak ele almak ne kadar doğrudur?

Sosyal medya alanında bir bütün olarak görünen bu kuşağın seçimlerde aynı tercihi yapacağını düşünmek ne kadar gerçekçi olabilir?

Bana göre ailelerinden daha fazla sosyal medyada veya arkadaşlarıyla iletişim içinde olmaları, seçimlerde ailelerinden farklı bir tutum sergileyeceklerini göstermez. Özellikle doğrudan ilgili olmadıkları parti politikalarında aile ve çevrelerinden etkilenmemelerini mümkün görmüyorum.

Z Kuşağının politik tercihlerinin oluşmasında toplumun diğer kesimleri gibi coğrafya, bölge, kültür, aile, toplum, eğitim, ekonomik ve sosyal durum gibi birçok etken söz konusu olacaktır. Bu durumda Z Kuşağını bir bütün olarak değerlendirmek doğru değildir ve onları gereği gibi tanımamaktır.

Bireyselliği, özgürlüğü, insan haklarını, çevre ve hayvan duyarlılığını daha çok önemsedikleri açıktır. Bu hassasiyetlerinin politik tercihlerinde belirleyici olacağı kesindir ancak yine de bir bütün olarak bir partiye yönelmeleri beklenemez. Zaten bu yönüyle onların oylarını hak edecek bir partinin olmadığını bilecek kadar da donanımlıdırlar.

Geleceğini ve özgürlüğü arayan bu nesli doğru anlamak gerekir. Onları oy deposu olarak görmek haksızlıktır. Dini ve milli hamasetle aldatılacak bir nesil de değildir. Öncelikle yapılması gereken bu neslin yolunu açmaktır. Yol açacak politikalar geliştirerek bu kuşağın desteği alınabilir. Yalan vaatlerle aldatılacak bir kuşak olmadığına inanıyorum

 

----

Zaman geçer paslanır eskilerle birlikte yeni gelen demirler de

Bu paslanmaya çözüm olmadıktan sonra aynı son hepsine…

 

 

Yorumlar (0)



Bu makaleye ait yorum bulunmamaktadır