12 Temmuz 2020


SİZCE KAÇ DUVAR ARASINDAYIZ?



Mustafa YAZAR

A- A+

İnsani temel ihtiyaçlar deyince ilk aklımıza yemek, içmek, barınmak gelir. Ancak, temel ihtiyaçlarımızın başında yalnız bunların olduğunu düşünmüyorum. Bence daha derine inmemiz gerekir. Temel ihtiyaçlardan daha derinlerde olan şey nedir? Tabi ki özgürlük. 

          Bir hapishanede olduğunuzu düşünün; yemeğinizi veriyorlar, size kalacak yer ve yatak temin ediyorlar ama yine de özgürlüğü arıyorsunuz. Neden? Çünkü en temel ihtiyacınız bu. 

          Özgürlük diye bahsediyorum. Tuksak mısınız diyebilirsiniz. Hukukun, adaletin tecelli etmediği bir yerde tutsaklık sizce dört duvar arasında kalmak mıdır?

          İnsanların konuşmaya, yazmaya korktuğu, yazılan bir yazıyı beğenmeye çekindiği bir dönemde sizce kaç duvar arasındayız?

          Sözlükte özgürlük, “herhangi bir koşulla sınırlanmama, zorlamaya, kısıtlamaya bağlı olmaksızın düşünme ve davranma durumu” diye yazıyor. Affınıza sığınarak sormak istiyorum. Özgürce düşünebiliyor muyuz? Yoksa başıma bir şey gelir diye susuyor muyuz? Bazılarının konuşmasını dinlerken ya da yazısını okurken içimizden mi “helal olsun” diyoruz? Eğer içinizden diyor, sessiz düşünüyor ve düşüncelerinizi başkaları ile paylaşmaktan korkuyorsanız siz de özgür değilsinizdir.

 

          Vicdanlı her insan, kendini ilgilendirsin veya ilgilendirmesin en temel değerlerin yani adaletin, özgürlüğün, hukukun yok sayılmasına kayıtsız kalmamalıdır. Tabi bunları yaparken başkalarının da özgürlüklerine saygı duymamız gerektiğini unutmamalıyız. Elbette özgür olmak demek, her istediğini yapmak, kanunları çiğnemek demek değildir. Kendi haklarını özgürlüğünü isterken, başkalarınınkine de saygı duymak demektir. 

          Peki, bu kısıtlamaların sebepleri neler olabilir? Birinin siyasi görüşünün sizden farklı olması, dilinin farklı olması ya da sizin gibi düşünmemesi mi? Soruları kendi içinizde çoğaltabilirsiniz ama çözümü hep beraber haykırmamız gerekir. 

          Biri sizden farklı dilde konuşuyor, sizden farklı düşünüyor diye kısıtlamak doğru değildir. Farklı renkler/farklı diller, bunlar Allahın yüceliğinin kanıtıdır bizlerin bir birimize düşman olup bir birimizi kısıtlayacağımız şeyler değildir. Nitekim Kuran-i kerimde Yüce Allah “Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda bilenler için elbette ibretler vardır.” (Rûm Suresi 22) buyuruyor. Allah bizi farklı yaratmışken, Bu farklılıklarımızdan dolayı özgür olamamak doğru mudur?

          Beraber, kardeşçe, özgürce yaşamak için binlerce şarkı yazılmış ve söz söylenmiştir belki. Kim bilir bir o kadar da yazılmadan, söylenmeden düşüncelerde kalmıştır. Daha özgür yarınlarda beraber, kardeşçe yaşamak dileği ile sağlıcakla kalın.

Ecz. Mustafa YAZAR

 

 

Yorumlar (0)



Bu makaleye ait yorum bulunmamaktadır