15 Ağustos 2020


MASLOW PİRAMİDİ



Mustafa YAZAR

A- A+

Pandemi ilan edilmesi ile tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de hız kesmeden bir dizi önlemler alınmış, yasaklar getirilmiş ve hayatlar korunmaya çalışılmıştır. Tüm dünya, yaşamı tehdit eden bir virüse karşı nasıl korunabiliriz, nasıl hayatta kalabiliriz sorularına yanıt aramakta ve bu hususta çalışmalar yapmaktadır. 

Bu kadar çaba ve önlem, insanlar zarar görmesin kimse hayatını kaybetmesin diye mi? 

Gerekçe buysa, ülkemizde ancak banka kredileriyle ayakta durmaya çalışan, çoğunluğu da borç batağında debelenen, kimileri de sırf bu nedenle intihar eden, bunalıma giren ve yarınlar için umutlarını yitiren vatandaşlarımız için neden yıllardır kimse pandemi benzeri acil durum ilan etmiyor?

İnsanların önlemlere uymamasından dert yakınılıyor. Oysa zaten yaşam savaşı veren bir toplumdan bahsediyoruz. Siz yıllardır sefaletle boğuşan, borca mahkûm, açlık sınırının altında yaşayan bir insanı ölümle korkutabilir misiniz? Önlemlere bu kadar uzak olmanın, tehlikeye aldırış etmemenin asıl neden bu olamaz mı?

Pandemi döneminin, bu durumu daha fazla tetiklediği, yapılan yardımların vatandaşın yarasına ilaç olmadığı gibi, geri alınmayacakmış gibi verilen krediler ile vatandaşı daha kötü duruma düşürdüğü kanaatindeyim. Çoğu kişi ileride bu kredileri nasıl ödeyeceğini dahi hesap etmeden hayatını devam ettirebilmek adına borçlanmak zorunda kalmıştır. Bu krediler, çözüm olmamakla beraber zaten kötü olan durumu, âdete kartopu gibi büyüterek daha büyük sorunlara dönüşmesine sebep olabilir. Çünkü geçim zorluğu çeken vatandaşlarımızın 6 ay ödemesiz aldıkları kredilerinin günü geldiğinde büyük sıkıntılar yaşayacaklarını düşünüyorum. 

Maddi/manevi refaha ulaşmamış bir insan doğru düşünemez. Bu durumda, geçim derdine düşmüş, borç batağında kaybolup düşünmeyen bir toplum mu isteniyor? 

Bu gözlemim, yıllar önce bir arkadaşımın bana sorduğu soruyu ve yine kendi cevabını hatırlattı. 

-Neden hiç üretemiyoruz biliyor musun? Çünkü açız…!

Evet, haklıydı insan açken düşünemez, üretemez. Ekonomik refaha ulaşmamış birey topluma karşı sorumluluklarından da uzaklaşır. 

Bu düşünce aslında 20.yüzyıla damgasını vuran Abraham Harold Maslow’a aittir. “Maslow Piramidi” veya ““Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi” ile bilinen Maslow, bireyin kendini tamamlayabilmesi için temel ihtiyaçlarının karşılanması gerektiği düşüncesini ileri sürmüştür.

Piramidin tabanında fizyolojik ihtiyaçlar vardır. Açlık, susuzluk gibi yaşamsal gereksinimler bu kategoridedir ve insanın yaşamını sürdürebilmesi için en önemli olanı bu ihtiyaçlardır. Fizyolojik ihtiyacını gidermemiş bir kişi için diğer ihtiyaçların bir önemi yoktur. 

Maslow’a göre, fizyolojik ihtiyaçlarını tamamlamış, kendini güvende hisseden, bir yere veya kesime ait olup ve onlar tarafından sevilen, saygı duyulan bir kişi kendini geliştirmeye hazırdır. 

Pandemi sürecinde vatandaşlarımızın, virüsten korunup hayatta kalmaya çalışırken aslında piramidin 1.basamağında bile olmadıklarını hatta altında ezildiklerini düşünüyorum. 

Toplum olarak, piramidin en üst seviyesine çıkıp kendini tamamlayıp, bulunduğu topluma daha faydalı olabilmek ve beraber daha güzel bir yaşam dileği ile... 

Yazımı yine Maslow’un bir sözü ile bitirmek istiyorum. 

‘’Karnı aç bir insan için beşinci sınıf bir çorba, birinci sınıf bir yağlıboya tablodan daha değerlidir.” 

 

Ecz.Mustafa YAZAR

 

 

Yorumlar (0)



Bu makaleye ait yorum bulunmamaktadır