11 Nisan 2021


İnsanı Tek Kalıba Sokmak!



Muhammet Mehdi ERDOĞMUŞ

A- A+

İçinde koca bir okyanusla doğan insanoğlu

Bir bardağa dolacak kadar mı yaşamalı?

--

İnsan, yaratılışı itibariyle özgür doğar, onu köleleştiren ailesi, toplumsal kültür, aldığı eğitim, ekonomik-sosyal-siyasal şartlardır. En önemlisi de kullanılamayan akıldır. Çünkü aklını kullanmayanların ruhları da özgür olamaz!

İnsanın düşünmesini, sorgulamasını ve farklı yeteneklere sahip olmasını da sağlayan öncelikle akıldır. Akıl ve doğru bilginin buluştuğu insanda yenilikler, değişim ve keşifler gerçekleşir. Filozofların dillerinden düşürmediği ilkelerin başında akıl ve özgürlük gelir.

Siyasi hükümranlık ve dinsel egemenlik için de en tehlikeli iki ilke de akıl ve özgürlüktür. Bu nedenle tekçi düzenler, itaatçı kültürler, otoriter liderler, din adamları ve diktatörler eleştiri ve sorgulayıcı düşünceleri tehlikeli görür ve eğitim sistemlerini “peşin kabul” temelinde kurmaya özen gösterirler.

Bu tür ülke ve toplumlarda esas olan itaat etmek ve boyun eğmektir. Tek tip eğitim yöntemi ile toplum aynı kalıba sokulur ve aynı hedeflere yöneltilir. Bu durum, yönetimi, egemenleri ve din adamlarını memnun ettiği kadar toplumu da “sürü psikolojisiyle” mutlu eder.

İtaat | Genç Yorum Dergisi

Kendilerine ait bir akılları, kullanabilecekleri iradeleri söz konusu olamayacağı için öğretilenlerle ve gösterilenlerle yetinmeyi bir marifet sayarlar. Bedensel olarak özgür görünen bu kesimler, artık tek kalıba sokulmuş iradesiz kitlelere dönüşmüş olurlar!

Akıl ve iradeyle ortaya çıkabilecek gelişmeleri hem kendileri, hem dinleri, hem devletleri ve liderleri için bir tehdit ve tehlike görürler. Değişime, yenilenmeye ve özgürleşmeye en büyük engeli de bunlar oluştururlar. Bunlar arasında çağdaş eğitim alanların olması ise bu kesimlere güç katmaktadır.

‘Seçim’ örneğinde olduğu gibi seçimi; özgür iradesiyle yapacağı bir tercih olarak görmek yerine, başkalarının yönlendirdiği ve gösterdiği istikamette tercih yapmayı “özgürlük” sanır. Bilmez ki özgürlük; sorgulayabilmektir, eleştirebilmektir, sorumlu davranmaktır! Sorumluluğun gereğini yerine getirmek için de aklını ve iradesini özgürce kullanabilmektir.

Toplum halinde yaşamak ihtiyaç ve sorumluluk gereğidir. Ancak toplum içinde ve sorumluluk bilinciyle özgür bir birey olmaksa; insan olmanın ve imanın gereğidir. İkisini birlikte gerçekleştirmedikçe gerçek özgürlüğe ulaşmak mümkün değildir.

Kimdir özgür insan? Sorusuna Horatius şöyle cevap verir:

“Kendi kişiliğine bütünüyle hâkim olan; yoksulluktan, ölümden, zincirden hiç korkmayan; heyecanlarına karşı gelen, şan ve şaşaayı hiçe sayan; kendi kendine yetip de başkasından hiçbir şey beklemeyen; takıntısız bir küre gibi pürüzsüz, talihe karşı pervasız, akıllı ve yapayalnız olan insandır.”

 --

Arasına karbon kâğıdı koyulmuş nesiller yetiştiren

Kendilerine tek ağız tek beyin köleler amaçlar…

 

Yorumlar (0)



Bu makaleye ait yorum bulunmamaktadır