26 Kasım 2020


DOĞU AKDENİZ’İN YANSIMASI



Muhammet Mehdi ERDOĞMUŞ

A- A+

Merkep anırınca Dünya sallandı sanır,

Ayağı altındaki böcekler ‘’kıyamet koptu’’ diye haykırır…

 

Doğu Akdeniz de yaşanan sıcak gelişmeleri ve bu bağlamda Türkiye’nin çaresizliğini gördükçe gelecek adına daha karamsar bir hal içine düşüyoruz. Bir ülke için en başta itibarlı olması gereken alan hiç kuşkusuz uluslararası ilişkilerdir. Doğu Akdeniz örneğinde olduğu gibi Türkiye’nin bu alanda neredeyse yok farz edilmesi son derece kaygı vericidir.

Yakın zamana kadar bölgesinde saygın ve güvenilir olan Türkiye’nin bugünkü noktaya gelmesi gerçekten düşündürücüdür. Nasıl oldu da bu duruma gelindi? Yoksa bizler mi yeni fark ediyoruz? Komşularının ve müttefiklerinin tamamıyla sorun ve gerilim yaşayan Türkiye benzeri başka bir ülke bilmiyorum.

Birkaç örnek dikkate alındığında sorunun bizim basiretsizliğimizden değil siyasi iktidarın basiretsizliğinden veya bilinçli olarak bütünüyle iç politika ve seçimlere odaklı bir siyaset tarzından kaynaklandığı çok açıktır. Bunun için en iyi örneklerden biri ABD Başkan adayı J.Biden’in seçim çalışmalarında söylediği bir sözünün ancak 7 ay sonra gündeme taşınmasıdır.

Zamanında cevap vermek yerine iç politikada polemiğe elverişli bir ortamda gündeme getirilmesi, diplomatik başarısızlıktan daha çok “Notre Dame Kamburu” repliğiyle ‘’Bana su verdi’’ gibi ‘’Bana çay verdi’’ tepkileriyle kurgulanmış bir ARGE çalışmasından ibaret olması gibi..!

Dış politikasını iç politikadaki polemikler üzerinden şekillendiren bir siyasi iktidarın ciddiye alınması da diplomatik başarı elde etmesi de mümkün değildir. Türkiye’nin ABD ve Rusya arasında itilip-kalkılmasının nedenlerinden birisi de bu olsa gerek!

Aynı durum Avrupa ve Ortadoğu ülkeleri için de geçerlidir. Dostluk görüntüsü verdiği ülkelerin tamamıyla sorun yaşıyor Türkiye! Suriye-Irak ve Libya ile savaş hali devam ediyor! Katar dışında hiçbir Arap ülkesiyle barışık değil!

NATO müttefiki ve kadim komşusu Yunanistan ile gerginlik giderek tırmanıyor. İki yılı aşkın bir süredir adalar üzerinde dilediği tasarrufu yapan Yunanistan’a ciddi hiçbir tepki vermeyen Türkiye’nin, birden savaşı konuşur noktaya gelmesinin gerekçeleri neler olabilir?

Türkiye giderek yalnızlaşıyor, siyasi alanda itibarsızlaşıyor, komşuluk ilişkilerinde güvenilir olmaktan çıkıyor, müttefiklerin nezdinde güven ve saygınlığını kaybediyor! Bu yalnızlığı, Doğu Akdeniz’de yaşanan gerilimde açıkça görmek mümkündür. ABD ve Avrupa ülkeleri Yunanistan’ın yanında saf tutarken Türkiye’nin yanında yer alan ciddi bir devlet var mıdır?

Doğu Akdeniz gerilimi, Türkiye’nin diplomatik başarısızlığının sonucudur. İç politikada karşılık bulan hamaset ve meydan okuma yöntemi, dış politikada ters tepmiştir. Diplomasi, hamaset ve kabadayılıkla değil, akıl, bilgi, tecrübe, siyaset ve yeteneklerle ancak yürütebilir.

Türkiye, ihtiyacı olan siyaset aklını ortaya koyamazsa yalnızlığı, dışlanmışlığa yol açabilir. Bunun ülke içine yansıması da beklenenden çok daha büyük kırılmalara, kaos ve krizlere neden olabilir. Akıl tutulmasının içerde telafisi mümkündür ancak dışarda mümkün olmayabilir.!

 

Bülbül gibi şakıyıp huzur vermek varken Alem’e,

Esir keklik gibi ötüp tuzağa çekmek niye?

 

Yorumlar (0)



Bu makaleye ait yorum bulunmamaktadır