25 Ekim 2020


Küresel Virüs (corona) Küresel Kötülüğün Karşılığı mı?



Tuba ÇİÇEK

A- A+

Kötülüğe, cehalete, zulme ve zalimlere karşı vermediğimiz savaş, karşımıza virüs olarak çıkmış olabilir. 

Bir konu hakkında yazarken genelde beni rahatsız eden, ilgimi çeken, motivasyon ve enerjimin olduğu şeyler hakkında yazmayı tercih ederim. Malum hayat denilen girizgâh öyle derin anlamlı, değişken ki bir günü diğerine uymuyor. Nasıl ki bedenimiz üzerinde bir hükmümüz yoksa hayatın gidişatı üzerinde de külli bir iradeye sahip değiliz. Tıpkı ‘’Fernando pessoa’’nın dediği gibi ‘’ insan istemeden vardır ve istemeden ölecektir’’ .

Bu yazıyı yazma sebebim ‘’korona virüs’’ ile mecburi tanışıklığımız sonrası, dünyalılar olarak ‘’ortak’’ küresel bir kadere duçar olmamız ve sonrasında gelişen oylalar… 

Virüs adını ilk duyduğumuz zaman; önce anlamaya çalıştık, sonra gerçek dışı olarak değerlendirdik inanamadık, dış güçlerin oyunu gibi bilindik laflar ile komplo teorilerine başvurduk ve son olarak; hastalık, ölüm haberlerinin çoğalması ve dünyada alınan ciddi önlemler sonucun da inanmaya başladık, sadece elektro mikroskop ile görülen bu sinsi düşmanın (virüs) varlığına. 

İnsanlık tarihinde geçmiş salgınlara bakınca, adı konulmuş, onlarca virüs kaynaklı hastalık, milyonlarca insanın ölümüne neden olmuştur. Günümüz dünyası için, uzay çağı, teknoloji, bilim, bilgi çağı gibi nitelemelerde bulunulur. Örneğin, ibni Sina 1037 yılında ölmüş, o dönemlerde de salgına karşı önlem olarak ‘’karantina’’ uygulanmış, günümüzde de halen, en iyi çözüm olarak karantina uygulanıyor. 

Bu anlamda bilgi, bilim, uzay çağındayız diyerek günümüz dünyasını kutsayanlar, geçmiş yüzyıllar ile günümüz uzay ve bilgi çağını kıyaslayınca gelişmişliğin neresindeyiz?

Dünya üzerindeki kötülüklerden kaynaklı, birçok musibet geliyorken, insanın başına, arlanmaz uslanmaz âdem (İnsan) oğlu bu duruma da birçok kılıf bulur, bulmuştur. Onlar bulmaya devam ede dursunlar ben yinede kendimce doğru bildiğim şeyleri söylemek istiyorum.

Küreselleşme çağındayız, dünya global bir köy olmuş. birkaç saat için de dünyanın öbür ucuna gidebilen araçlar var. Kültürler, inançlar iç içe geçmiş, kötülükler dahi kendi ülkesinde kalmıyor. Yapılan kötülüklerin sonuçlarını; şu an yaşadığımız gibi, tüm dünya milletleri hep beraber çekiyoruz.

Küresel kötülülüklerimizin sonucun da küresel bir virüsümüz var artık. Virüs bize diyor ki: ey insan! İyi ol, temiz ol, haddini bil. İnsanların, hayvanların, bitkilerin yaşam alanlarını işgal etme. eğer edersen; malum, Küresel bir köyde sin, yaptığın her kötülük bumerang gibi sana döner ve hayatını mahveder.

Yazının başlığında ‘’küresel kötülüklerimiz, küresel ölümlere neden oldu’’ demiştim. Bilim adamları ‘’korona virüsün’’ yarasa kaynaklı olduğu üzerinde mutabık gibiler. 

Bazıları diyor ki: Çin hep yiyordu bu hayvanları, neden şimdi ortaya çıktı, bu virüs? Okuduklarımıza, duyumlarımıza göre Çin de zaten virüs kaynaklı hastalıklar oluyormuş, bu defa tüm küremizi etkilediği için haberdar olduk. Ve üstelik geçmişte ki salgın hastalık tarihlerini ve nedenlerini araştırısızsanız. Veba, sars vd gibi, yine Çin kaynaklı olduğu yazar çoğu kaynakta. 

İnsanımsı zulümler sonucunda bu günlerin ecrini tüm insanlık olarak ödüyoruz. Bu zulümlerin örneğin; Köpekleri, kedileri ve diğer hayvanları canlı canlı, işkence yapıp, pişirirken, dünyanın bir yerinde ki insanlar. Pek duyarlı! Hayvan hakları savunucuları neredeler, nerede idiler. 

Kadim ülkeleri yerle bir edip, halklarını sersefil sokaklara salıp, yersiz, yurtsuz bırakıp; Mülteci konumuna sokarken, Yeryüzü tanrıları; ‘’sebebini bilmediğimiz nedenlerden ötürü’’ nerede idiler, dünyanın geri kalanı olan izleyiciler, neden yeter denilmedi. 

Özetle; Tüm dünya milletleri eşit ve adil bir hayata ulaşmadıkça, safahat içinde olanlarda, rahat etmeyecektir. Bu sebepten hep beraber, tüm insanlık ve milletler olarak; haksızlıklara tek yürek, tek sesle hep beraber, tüm dillerde HAYIR denilmelidir

BİLGİLENDİRME AMAÇLI BİR NOT

Virüsler, hücresel bir yapıya sahip olmayan bulaşıcı ajanlardır. Virüsler Hayati fonksiyonlarını yerine getirmek için konakçının, canlılar ( İnsan, Hayvan, bitki ) hücrelerine muhtaçtırlar. virüs denilen şey; sadece canlı hücreleri enfekte eder.

Virüsler, Bakterilerden daha küçüktürler. Bu nedenle ışık mikroskobu altında görülmezler. Onları görebilmek için elektron mikroskobu gerekir. İkisi arasındaki boyut farkını daha iyi anlayabilmek için; bakteriyi bir araba olarak hayal edersek virüs, arabanın altında duran futbol topuna benzetilebilir. Bakteriler bazıları dost, bazıları düşman iken virüsler her daim düşmandır.

Bakteriler tek hücreli, mikroorganizma grubudur. Boyutları çok küçük olduğundan ışık ya da elektron mikroskobu altında görülebilirler. Vücudumuz için hem faydalı hem zararlı olabilirler. Onlar, aklımıza gelebilecek her yerde varlık gösterirler. Havada, suda, toprakta hatta vücudumuzun içinde. 

Buna karşın bakteriler canlıdır. Virüs canlı değildir. Ölü de değildir. ‘’Uygun koşullarda canlanabilen’’ bir varlıktır. Virüsler Hiçbir zaman hayrımıza çalışmazlar. Virüslerle ilişkimiz tamamen istismara dayanır. Virüsler konakçı (canlı) olmadan çoğalamazlar. Bu yüzden bedenimizi bir çoğalma platformu olarak tamamen tüketene kadar kullanırlar.(1)

Kaynak; 

http://www.olaganustukanitlar.com/bakteri-ve-virus-arasinda-ne-fark-vardir/

 

 

Yorumlar (0)



Bu makaleye ait yorum bulunmamaktadır