İsrail devleti 1948'de kurulduğundan beri Filistin halkını katlediyor, topraklarını işgal ediyor, mallarını yağmalıyor, kadın, yaşlı, çocuk ayırımı yapmadan öldürüyor, işkence ediyor ve defalardır soykırım uyguluyor. Özellikle 2024’ten itibaren sürmekte olan katliamlar ve soykırım dikkate alındığında Benjamin Netanyahu’nun Firavun ve Hitlerden, İsrail ordusunun da Nazi ordusundan hiçbir farkının olmadığı açıkça ortadadır. Bunun kadar vahim ve çirkin olan da söz konusu işgal, katliam ve soykırıma ABD ve Avrupa devletlerinin destek vermesidir.
Trajik olan ise Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin İsrail ile kirli ittifak içinde olmaları ve diğer Müslüman ülkelerin de suskunluğudur. Müslüman gruplar, cemaatler ve partilerin de kirli ittifak içinde olan Müslüman ülke yöneticilerine tepki göstermek yerine aynı yönetimlerin himayesinde İsrail’e lanet okumaları iki yüzlülük değilse büyük bir zavallılıktır. Bu kesimlere ancak “ahlar”, “vahlar” çekilebilir. Başka söze gerek duymuyorum.
Bizler, Kur’an’da Firavun’un İsrailoğullarına yaptığı zulmü, işkenceyi, eziyeti okuduğumuzda büyük bir üzüntü yaşıyor, Firavun’a da lanet ediyor ve büyük bir öfke duyuyoruz. Çünkü Firavun, yeni doğan bebekleri dahi öldürüyordu ve İsrailoğullarını köle olarak kullanıyordu. Benzer bir zulmü 20. Yüzyılın Firavun’u Hitler yaptı. Firavundan da aşırı davranarak binlerce Yahudi’yi fırınlarda yaktırdı ve gaz odalarında boğdurdu.
İnsanlık, bu zulüm ve vahşeti vicdanlarında mahkûm etmiş, hatırladıkça da lanetle anıyor. Benzer bir zulmü bugün Siyonist İsrail yönetimi Filistin halkına yapıyor. Netanyahu’nun da en az Firavun ve Hitler kadar lanetlenmesi gerekirken Müslümanların bir bölümü de dahil olmak üzere insanlığın önemli bir kısmı tarafından ya görmezden geliniyor ya da haklı görülüyor. Soykırım vebaline ortak olmanın büyük utancını hiç kuşkusuz tarih not edecektir.
İnsanlığın bir kısmının suskun ve tepkisiz davranması da üzücü ve kaygı vericidir. İnsanlığı daha büyük felaketlerin beklediğinden endişe ediyorum. Zira zulmü onaylamak sadece vebal değil, bedel de ödemeyi zorunlu kılar.
Bir kısmının suskun kalmasında da küresel sermaye ve medya tarafından oluşturulan uluslararası algının sonucu olduğunu düşünüyorum.
"Antisemitik" suçlamasıyla aydınlar, yazarlar, siyasetçiler baskı altına alınmakta ve susturulmaktadır. Oysa sorun, İsrail halkının Yahudi olması veya İsrail’in bağımsız devlet olması değil, Siyonist ve Nazist olmasıdır. İsrail’in devlet meşruiyetini tartışmaya açan ve yöneticilerini insanlıktan çıkaran bu anlayıştır. İnsanlığını kaybeden yöneticiler için katliam yapmak bir zevk ve eğlenceden ibarettir. Nazi barbarları ile Siyonist barbarlar arasında bir fark yoktur. İsrail devlet uygulamalarından bu durum kolayca anlaşılmaktadır.
--
Mazlumlardan nasıl zalimlerin türeyebildiğini de hatırlatmak isterim. Bugün Filistin’de yaşananları “savaş” olarak değerlendirmek yanlıştır. Çünkü savaşın tarafları olur. Oysa Filistin’de İsrail’in işgal, yağma, katliam ve soykırımı vardır. Karşısında bir devlet veya düzenli bir ordu yoktur. Korumasız bir halk yok edilmektedir.
Yüz yılımızın en büyük eziyet, işkence ve katliamları bölgemizde yaşanmaktadır. Neredeyse her ülkede devlet yönetimi tarafından veya desteğinde katliamlar yapılmaktadır. Bunların da en barbarcası Gazze’de sergilenmektedir.
Yaşanan dramlardan ve trajedilerden ders çıkarmak yerine zalimler arasında kimlik ayırımı yaparak tercihte bulunmaya cüret edebiliyorsak bir insanlık sorunuyla karşı karşıya olduğumuz açıktır. İnsanlığını kaybeden bir toplumun onurunu milli veya dini aidiyeti koruyamaz. Zalimin; Müslüman, Yahudi, Hristiyan, Ateist veya batılı, doğulu olması zulmün vebalini eksiltmez. Zalime “zalim” demedikçe insanlık değerlerine de imana da sahip olmak mümkün değildir. Zulümden fayda umanlar da bilsinler ki zulümle asla abad olunmaz!
Filistin halkının direnişi insan olmanın gereğidir. Çünkü özgürlük, insan onurunun bir parçasıdır. Özgürlüğü ‘onur’ bilmeyen, özgürlük mücadelesi vermeyen, özgürleşmek için direnmeyen hiçbir toplum onurla onurlandırılamaz.
Belki bir ders alınır diye Kuzey İrlanda Başbakanı Michelle O'Neill’in sözlerini hatırlatmak isterim;
-"Bu bir savaş değil, İsrail’in terörüdür, soykırımdır."
-"Uluslararası toplum İsrail’i hesaba çekmek zorundadır."
-"Filistinli dostlarım, yalnız değilsiniz."
-"Filistin Özgür Olacak.."
Misafir