21 Nisan 2024


Açlık ve İsraf: İki Yüzlü Bir Denklem



Serhat ŞABAB

A- A+

Bugün Uluslararası Sıfır Atık Günü, Türkiye’nin 2017 yılında başlattığı “Sıfır Atık” vizyonunun bir yansıması olarak özel gün ilan edilmesi için Birleşmiş Milletlere taşınan bugünü bu yıl ikinci kez kutluyoruz(!)

Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) bu gündeme ışık tutan çok çarpıcı bir rapor yayımladı. UNEP, yaklaşık 783 milyon insan açlıkla mücadele ederken, 2022'de dünya genelinde bir günde 1 milyardan fazla öğünün israf edildiğini açıkladı.

Milyonlarca insan açlıkla mücadele ederken ve dünyanın 3'te 1'i gıda güvensizliği yaşarken, 2022'de kişi başına 132 kilograma denk gıda israfı oldu. Gıda israfı, yıllık sera gazı salımının yaklaşık yüzde 10'unu oluştururken, bu oran havacılık sektörünün yaklaşık 5 kat daha fazlasına denk geliyor. İsraf, yaklaşık 1 trilyon dolara mal oluyor.

Raporun dikkat çektiği ilginç nokta ise gıda israf oranı zengin ve fakir ülkelerde birbirine çok yakın. İsrafın yüzde 60’ı evlerde yaşanıyorken, gıda hizmetlerinde %28, perakendede %12 oranında israfın yaşandığı belirtiliyor.

Sıcak iklim koşullarına sahip bölgelerdeki evlerde daha fazla israfın meydana geldiğini ortaya koyan rapor bu durumu soğutma sistemlerindeki yetersizlikle ilişkilendiriyor. 2022 bulgularına dayanan raporun verilerini bir önceki (2019) verilere göre kıyasladığımızda kişi başı gıda israf oranının 74 kg'dan 79 kg'ye çıktığı görülüyor.

Açıkçası raporu okurken zengin ülkelerin bu korkunç atık miktarına neden olduğu düşüncesiyle çok hayıflandım. Ancak orantısal olarak yoksul ülkelerde dahi aynı seviyelerde olduğunu görünce çok şaşırdım. Bir noktada israf insanoğlunun kötü hasletlerinden kanaatine varırken diğer taraftan verimliliği ve süreç optimizasyonunu artırmanın ne kadar ehemmiyet kesbettiğini daha iyi anladım.

Araştırmalar önümüzdeki yıllarda, iş hacminin daralacağını ve işsizliğin artacağını ortaya koyuyorken hem yoksulluk ile mücadele etmek için dayanışmayı ve verimliliği hem de sürdürülebilir yarınlar için iş birliğine daha çok ihtiyacımız olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye'nin 2017 yılında bir poşet ile başlattığı ve o zamanlar çok anlam verilemeyen Sıfır Atık projesinin bugün itibariyle sağladığı fayda ve engellediği israfı değerlendirdiğimizde ufak adımların ve kolektif çabanın kıymeti daha iyi anlaşılacaktır.

İklim Değişikliği Başkanlığı'nın paylaştığı verilere göre Sıfır Atık ile 7 yılda:

5,9 milyon ton sera gazı salımı önlendi.
498 milyon ağaç kesilmekten kurtuldu.
127 milyon varil petrolden tasarruf edildi.
Ülke ekonomisine 185 milyar TL geri kazandırıldı.

♻️ 2017-2023 dönemi içerisinde; 29,3 milyon ton kâğıt-karton, 7,8 milyon ton plastik, 2.9 milyon ton cam, 3,7 milyon ton metal ve 16,2 milyon ton organik ve diğer geri kazanılabilir atıklar olmak üzere toplamda yaklaşık 59,9 milyon ton geri kazanılabilir atık ekonomiye kazandırıldı.

♻️ 2017 yılında yüzde 13 olan atıklardan geri kazanım oranı 2023 yılında yüzde 35'e yükseltildi. Bu ivmenin artarak devam etmesi elbette çok önemli ancak bununla birlikte özel sektörün de bu adımları atması elzem. Bu noktada öne çıkan yerli bir girişimimiz var.

İsrafla mücadele etme misyonuyla operasyonlarını yürüten yerli girişim Yenir, gıda ve gıda dışı ürünleri uygun fiyatlarla tüketicilerle buluşturmak için Türkiye'nin ilk döngüsel marketini hayata geçirdi.

Girişim, market zincirleri ve üretici firmalardaki son kullanma tarihinin kısa olması veya ambalajında hasar bulunması sebebiyle satış dışında kalan ürünleri indirimli fiyatlarla tüketicilere sunuyor.

Gıda, temizlik, kozmetik ve elektronik de dahil olmak üzere çeşitli kategorilerdeki ürünleri döngüsel ekonomiye kazandıran yerli girişim, israf savaşçıları sloganıyla İstanbul Sancaktepe’de açtığı ilk fiziksel mağazasıyla birlikte günlük 10 binden fazla ürünü uygun fiyatlarla satışa sunmayı hedefliyor.

Hasılı kelam açlık ile israf bir denklemde olmaz, sıfır atık için Yenir gibi girişimlerin sayısını artırırken, kamunun Sıfır Atık projesinde olduğu üzere her konuda teşvikler sunması, yeri geldiğinde tedbirler ile gelmesi gerekiyor.

Her şeyden öte insan olarak paylaşmayı ve dayanışmayı artırarak israfın önüne geçmeliyiz. 

 

Yorumlar (0)



Bu makaleye ait yorum bulunmamaktadır