02 Aralık 2021


Ya Sonrası ?



Serhat Şabap

A- A+

Türkiye karanlık ve dolambaçlı bir tünelin eşiğinde. Şu aşamada her ne kadar mutabakatın sağlanamadığı düşünülse de 2022 için seçim zillerinin çaldığını işitmekteyiz.

Cumhuriyet’in ilanından bugüne herkese ve her kesime vatan olmayı başaramayan sorunlu siyasal sistem, tekrardan normalleşebilmenin yollarını arıyor.

Bu durumun mümkünatı hususundaki tartışmalar da hız kesmeden devam etmekte geçtiğimiz günlerde sivilsiyasethateketi.comda kaleme alınan bir yazıda ilgili hususun etraflıca incelendiğini düşündüğümden tartışmalara şimdilik dahil olmayacağım.  

Cumhuriyetin 100 yılına yaklaşırken demokrasiye inananları bekleyen çetin bir yolculuk ufakta gözüküyor..

Yola çıkmanın önemini her birimiz kendi hayatımızda belirli dönemlerde nispeten deneyimlemişizdir. Bununla birlikte sürdürülebilir bir hedef üzerine çizilmeyen rotaların ise zamanla engebeli, virajlı ve fırtınalı geçitlerden saptığına dair de üzücü tecrübelerimiz bulunmaktadır.

Yolun zorluklarını öngörebilen deneyimli kaptanların ise risk analizine uygun bir stratejik plan çerçevesinde sıkıntıları kolaylıkla aşabildiğini tarihin kayıtlarında bulabilmekteyiz.

Mühim olan ise yolun başında belirlenen hedef doğrultusunda şekillenecek fırsatların ve risklerin öngörülmesiyle birlikte, problemlerin aşıldığı; nispeten sorun olarak addedilen eşiklerin geçildiği sürecin sonunda, düzenin hangi değerler üzerine nasıl bir metodolojiyle inşa edileceğidir.

Yani amacın, sürecin ve sonrasının net olması gerekmektedir. 

Peki amacımız daha önce olduğu üzere demokratik bir görünümü tesis etmekten mi ibaret kalacak yoksa içeride ve dışarıda demokrasi ve diyalog merkezli bir hukuk devletinin kurumsallaştığı bir düzenin mimarları mı olacağız?

Eğer amaç hukukun kurumsallaştığı bir zeminin inşasıysa demokratik sistemi toplumun bütün kesimleriyle birlikte inşa etmekle mükellef olduğumuza dikkat çekmek istiyorum!

Bu nokta da öncelikli olarak ifade etmek istediğim husus, demokratik değişime inanan her bireyin diyalog ve müzakere zeminin genişlemesi hususunda inisiyatif almakla mükellef olduğudur.

Herkesin malumu olan bir duruma özel olarak dikkat çekmemin sebebiyse demokratik değişimin getireceği ön görülen yeni düzenden tek beklentimizin normalleşebilmeyi başarmış bir Türkiye olması gerektiğidir.

Aksi takdirde kısa süreliğine şişirilecek olan bir demokrasi balonun elde kalması kaçınılmaz olacaktır!

“Belki bunları konuşmak için çok erken! Dereyi görmeden paçayı sıvanın anlamı yok!” minvalinde nispeten haklı eleştiriler dile getirilebilir.

Bütün bu yaklaşımlara rağmen, şahsen yolun başında sınırların net bir şekilde çizilmesinin yolu muğlaklaştırmayacağını aksine “bu şartlar” altında koşmayı göze alanlar ile parkurun daha kolay tamamlanabileceğini düşünüyorum.

Ne de olsa hiçbirimiz bu uzun soluklu koşunun nihayetinde bitiş parkurunu geçen sporcuların birbiri üzerine yığılmasını ve çizgiyi bir kargaşa içerisinde geçtiğini görmek istemeyiz öyle değil mi?

Yeni bir kaosa ihtiyacımız olmadığı hususunda hemfikir olduğumuzu düşünüyorum.

Gerçi kim yeni bir kargaşa ister ki ? Çatışmacı ruhlar mı ? Bu sorunun cevabı nispeten, evet.

Yalnız bununla birlikte hayatın olağan akışı içerisinde kaosa neden olan insanların bu motivasyon doğrultusunda yola koyulduklarını düşünmüyorum, genellikle yolculuk esnasında öngörülemeyen hadiselerin cereyan etmesi durumunda ‘normalitenin’ dışına çıkılarak reaksiyon gösterildiğini, yahut ‘köydeki çobanın imanı şehre inene kadardır’ deyişindeki nefisle imtihan bilinciyle izah edilebilecek iki parametrenin olduğuna dikkat çekmek istiyorum.

Bu iki durumun çözümününse; denetlenebilir, şeffaf, irade ve inisiyatif sahibi insanlardan, amacı, doğrultusu ve geleceği net olan bir vizyondan geçtiğine inanıyorum.

Ya Sonrası? Sorusunun altını doldurduğumuz takdirde, şahısların değil, sorunlu siyasal sisteminin değişeceğini öngörebiliriz.

Cumhuriyet’in 100. Yılını demokrasiyle taçlandığı, herkesin ve her kesimin hukukun güvencesinde olduğu, toplumsal barışın tesis edildiği bir Türkiye temennisiyle…

 

 

 

 

Yorumlar (0)



Bu makaleye ait yorum bulunmamaktadır