04 Ekim 2022


Murphy Kanunları ve Türkiye



Muhammet Mehdi ERDOĞMUŞ

A- A+

İyiyi beklemekle geçer ömür hep bir çaba içinde

Sonuç hep hüsran ama bu durumun kaynağı ne!

---

Amerikalı bir mühendis olan Edward A. Murphy; "Eğer bir işi halletmek için birden fazla olasılık varsa ve bu olasılıklardan biri istenmeyen sonuçlar veya felaket doğuracaksa kesinlikle bu olasılık gerçekleşecektir" der.

Murphy Kanunu olarak bilinen ilkeler, ‘’yanlış gidecek her şey, yanlış gidecektir’’ olarak özetlenebilir.

Ülke olarak yaşananlara dikkat edildiğinde, bizler de farkında olmadan her gün ‘başarısızlıklar ve hata kaynaklarının incelenmesi üzerine ortaya çıkan özdeyişler’ olan Murhpy Kanunlarıyla iç içe bir hayat sürdürdüğümüz fark edilecektir.

Bu özdeyişlerin bazılarını Türkiye açısından değerlendirecek olursak;

"Ters gidebilecek her şey, ters gidecektir."

Adalet, özgürlük, toplumsal ahlak, inançlar arası saygı, uluslararası ilişkiler (AB-ABD-NATO-RUSYA-SURİYE-IRAK vb.), barış ve istikrar gibi kısacası iyi olması gereken ne varsa hepsi kötü ve daha da kötüye gidiyor!

-‘’Bir şeyin ters gidebileceği olasılıkları engelleseniz bile, anında yeni bir olasılık ortaya çıkacaktır.’’

Yoksulluk, işsizlik ve hayat pahalılığının yanı sıra Covid salgını için alındığı iddia edilen önlemlere rağmen ne yazık ki krizler karşısında başarısız olunmuş ve durum giderek daha da kötü bir hal almaktadır.

-‘’Bir şeyin birkaç şekilde ters gitme olasılığı varsa, hep en kötü sonuç doğuracak şekilde ters gidecektir.’’

Bütün uyarılara rağmen Suriye iç savaşına müdahil olan Türkiye’nin tüm planlarının ters gitmesi örnek verilebilir.

Bu savaşın birçok olumsuzluğunu yaşayan (mülteci akını, komşu ülkeler ile gerginlikler vb) Türkiye için en kötüsü ise, Suriye bataklığına saplanıp kalması ve bunun sonucu olarak da bölgesinde işgalci bir güç olarak algılanmaya başlanması oldu.

-‘’Çok denenmiş yollar, hiçbir yere çıkmaz.’’

Bunun en belirgin örneklerinden birisi Kürt meselesidir. Kürt Sorunu ve yıllardır süren PKK ile mücadele için istisnasız bütün iktidarlar aynı yolu denemiş ve hiç biri çözüm yolunda bir adım dahi ileri gidememiştir. Hala aynı politikalarda ısrar edilmektedir.

Söz konusu özdeyişe Eğitim politikalarımız da örnek verilebilir. Her iktidar döneminde büyük umutlarla ve değişim vaatleriyle yola koyulan siyasi yöneticiler, iddialarının tersine aynı yolları deneyerek farklı algılar oluşturmaktadır. Bugün itibariyle dünyanın en kötü eğitim sistemlerinden birine sahibiz.

-‘’Mümkün olan en kötü koşullar, er ya da geç, mutlaka ortaya çıkar.’’

Her gün, “daha iyi olacak” diye siyasi hamaset yapanların, ülkeyi her gün çok daha kötüye götürdükleri ortadadır. Her günümüz, bir önceki günden daha kötü geçmektedir.

Kısacası ülke olarak olumlu bir sonuç beklerken hep kötü olan bir gerçeklikle yaşamaktayız. “Daha kötü ne olabilir?” derken daha kötülerini yaşamaktayız.

Ters gitmeyen tek bir durum söz konusu değilken Türkiye için sanırım en uygun olan Murphy Felsefesi; ‘Gülümse. Yarın daha kötü olacak.’ !

---

Değişen sadece koltuğu işgal edenlerin adı,

Yol aynı düzen aynı o zaman kaçınılmazdır hüsran!

 

Yorumlar (0)



Bu makaleye ait yorum bulunmamaktadır